Kurtuluşun Bireyselliği
''Doğru yol, insanların çoğunun gittiği yol değil, düşünen akıl sahiplerinin yoludur...''
Bu veciz söz bize ait değil; Mustafa İslamoğlu’nun “Yolname” adlı yazısından alıntıdır. Üzerinde düşünülesi ve mütalaa edilesi bir yazıdır “Yolname”…“Fakat birçoğu bilmezler.” Bu iki kelime, ''çoğu bilmezler'' kelimeleri, birçok Kur'an ayetinde ve dini kitaplarda da geçer.
Kurtulmak, kurtuluşa ermek ile anlatılmak istenen nedir? Nereden ve neden kurtuluyoruz?
Basitçe şöyle izah edelim: Tırtılın kelebek olma evresini tamamlamasıdır kurtuluş. İnsanların çoğu tırtıl olmakta inat eder, göbeği üzerine sürünüp yaprak kemirmeyi marifet sanarak hem de. Körü ışığa çağırmak gibi bir şeydir bu. Kalabalıklara seslenmek de söz dinletmek de zordur. Zaten amaç bu da değildir. Ta başından beri de böyledir. Kelebek olmayı hayal bile edemez çoğu insan. Zira öndekinin bastığı izi takip etmeyi yeterli sayan kalabalıklardan biridir.
Oysa ki kurtuluş bireyseldir, ferdidir. İnsanlara gönderilen elçiler, elbette ki tüm insanlığa hitap ettiler. Adalet gereği olarak böyle olması mantıklıdır da. Ancak şu var ki o elçiler de bu gerçeğin, bireyselliğin farkında idiler. Bir kısmı inanacak ve yol alacak, büyük bir kısmının ise gelen vahiyle küfrü ve azgınlığı artacak. Son kertede; Hz. Lut (A.S.), Hz. Salih (A.S.), Hz. Nuh (A.S.) ve birçoğu gelen ''Emir'' üzerine kavimlerini terk ederek inananları ile birlikte kurtuldular. Kavimleri/kalabalıkları ise, onlar helak oldu gitti.
Yine öylesi zamanlara yaklaşıldığı bir çağın bir şafak vaktini idrak ederken, bunları yazasımız geldi.
Bir şey olacağından değil... Zaten her ne olacak ise olacaktır. Herkes uyanmışlığı ve aydınlanmışlığı ölçeğinde rol alacak bu zamanlarda. Bu zamanlar, denenmenin de çetinleştiği ve çeşitlendiği zamanlardır. Sınanacak da sınanacak insan… Ateşte kor hale gelen ve örste dövülen demirin, çelik olması misali... Bu sınavı verenlerin ecri de büyük olacaktır.
Her nefis kendi elleri ile yaptıklarının, kendi aklı ile düşündüklerinin/tasarılarının, kendi kararlarından doğan eylem ve fiillerinin hesabını verecek, kazanç veya kaybını görecek ve bilecektir. Tekrar ediyoruz ki kurtuluş bireyseldir. İnsan için toplumsal bir kurtuluş, sadece güzel bir hayaldir. Fakat gerçek değildir. Daha Âdem zamanından beri de böyledir. Habil ve Kabil iki kardeştiler. Habil kurtulurken Kabil ise, o kurtuluşa eremedi…
- Mehmet ÇAYIR
E-posta Listesine Kaydolun:
UYARI:
İşbu tanıtıcı site içerisinde yer alan herhangi bir bilgi tedavi amacı taşımamaktadır. Verilen bilgi ve hizmetler internet kullanıcısını bilgilendirmek amaçlı olup sağlık hizmeti değil, tamamlayıcı tıp niteliğindedir. Verilen bilgiler hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi bir işlemdir. Her türlü hastalık ve sair tedavi gerektiren sorunlarınız için lütfen önce doktorunuza danışınız.
