Kendini, Rabbini, Haddini Bilmek

Kendini, Rabbini, Haddini Bilmek

Sıkça duyduğumuz bu veciz söze küçük bir eklemede bulunduk, ”had bilme"yi ekledik. Şöyle oldu:

 

”Kendini bilen Rabb'ini bilir, Rabb'ini bilen de haddini bilir.”
 
Açıklayalım:
 
İnsanın Kendini Bilmesi Nedir?
 
Elbette ki adını-soyadını, ana-baba adını veya dedesinin adını bilmesi değildir. İnsanın insanlık olarak asli kimliğini, geçmiş tarihini, nasıl ve niçin yaratılmış olduğunu, yaratılışının genel ve özel amaçlarını, gaye ve metodolojisini bilmesidir. Bunlarla beraber insanın kendini içten ve dıştan gözlemleyerek tanıması, zayıf ve eksik taraflarını bilmesi, onlarla ve dolayısıyla kendisi ile barışması, kendisini - olduğu gibi - sevip kucaklayabilmesidir. Gerçek şu ki, insan "kendisi dışı-ötekisi" ile o kadar meşguldür ki, her şeyi-herkesi yorumlar, değerlendirir, kızar veya sever. Kendisine zaman ve yorum bırakmaz.

 

İnsan kendini öksüz bırakır genelde...
Ve ilgisiz...
Ve de sevgisiz.
 
Rabbini Bilme Nedir?
 
Önce  “Rab” kelimesi nedir onu bilmek gerektir. Rab, Efendi demektir. Öğreten/Belleten demektir. Açılımı şudur:

 

Efendi = Kural ve kanun koyan, yasaları - sınırları belirleyen. İlahi-Evrensel kozmik  yasaları devreye sokan ve uygulayan.

 

Öğreten = İnsanı önce vücuda getirerek bir ilmi ortaya koyan, daha sonra da  “iki eli ile yarattığı” insana önce dıştan fiziki şekil veren, en sonra da içten duygu ve düşünce-bilgi dünyasını düzenleyen, şeylerin bilgisini öğreten, belleten.

 

Rabbini bilecek, tanıyacak ve minnet duyacaksın. Üzerindeki nimetini hep hatırlayacak, şükür ve teşekkür sunacaksın. Bu konuda, Rabbini bilme konusunda önerimiz, kardeşlerimizin Kur’an-ı Kerim kitabını açarak özellikle Rahman suresini sindire sindire okumaları olacaktır.
 
Haddini Bilme Nedir?
 
Rabbini layıkı ile bilip tanıdıkça gelişmeler ve ilhamlar seni ister istemez bir yere götürecek. Bir anda kendini ”sonsuz bir imkanlar ve olasılıklar okyanusu”nun kıyısında bulacaksın. (Bu okyanus tabiri mecburen kullandığımız bir mecazdır.)

 

O... ŞEY... veya HİÇ. O’nu tanımlayacak en doğru kelimeler/sıfatlar, sanki bunlardır. Acziyet, Adab, Azab ve Had makamıdır. Rabbinin (Rahman) ihtişamı, ilim ve sanatı, arşa istiva etmiş olması, Alemlerde iş ve oluşları çekip çevirmesi ve dahi nicelerinin emir ve hüküm sahibi olması seni zaten zangır zangır titretirken, aklını yitirme noktasına getirirken son bir bilgiye ulaşırsın: sonsuz... Tek... Bir... Bütün-Som bir “ŞEY “var. O noktaya kadar gördüğün, bildiğin, öğrendiğin her şey bir perde. Rabbin ise O’nun eşiği.

 

Şöyle deniyor buralarla alakalı olarak: Eşiğe tapmayan İblis olur. Çünkü Şeytan Huve/O’na değil, Rahman’a asi olmuştur. Öyle bir ŞEY’dir ki O, tapamazsın bile. O/HUVE... ŞEY veya HİÇ’e doğrudan tapmak mümkün değildir. Vekili/Eşiği/Halifetullah’ı son perdedir. Eşiğe tapmayan asi olur. Ve yine deniyor ki, Huve/O’nda, Rab olma bilinci vardır fakat ”Ben” bilinci yoktur. Neden? Çünkü, Huve/O..ŞEY veya HİÇ, bakışta - mecazen - baktığı zaman “Kendinden” gayrı birşey görmez... "Ben" deme ihtiyacının çok ilerisindedir. Ondan dolayıdır ki "her nereye dönersen dön, Vechullah oradadır" denmiştir.

 

O/Huve, her şeye doymuştur. Kimsenin O’na verebileceği bir şey yoktur. Yardımcısı, eşi, benzeri, ortağı, danışmanı, falanı filanı yoktur. O, TEK’tir. Yani O sadece kendini görür ve kendindedir. O/Huve amadadır... Alemlerden de beri-müstagnidir. Ve, Sonsuz bir okyanus... Görünemez, bilinemez, akıllar alamaz. Tarif ederken dahi acziyet başlıyor; "İsimlendirilemez"dir O. Ne söylense, ne kadar övülse de kenarından teğet bile geçemez.

 

Sadece Huve/O... Hatta daha ileri gidilirse, HU veya sadece “H”. Veya, ŞEY veya HİÇ.

 

Ve akılların tükendiği, mum gibi eridiği o noktada...
Tevazudan değil, ”isteyerek veya istemeyerek,” mecburen... 
Haddini bilirsin.

 
- Mehmet ÇAYIR

E-posta Listesine Kaydolun:

Kaydınız alındı. Teşekkür ederiz.

UYARI:

İşbu tanıtıcı site içerisinde yer alan herhangi bir bilgi tedavi amacı taşımamaktadır. Verilen bilgi ve hizmetler internet kullanıcısını bilgilendirmek amaçlı olup sağlık hizmeti değil, tamamlayıcı tıp niteliğindedir. Verilen bilgiler hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi bir işlemdir. Her türlü hastalık ve sair tedavi gerektiren sorunlarınız için lütfen önce doktorunuza danışınız.